26 Haftalık Doğan Prematüre Bebek Annesi Filiz

 

 

 

Prematüre Annesi Filiz Erdoğan Anlatıyor / Prematüre Bebek

26+2 895 gr 34 cm doğan prematüre bebek Ali Kenan’ın Annesi anlatıyor.

Henüz prematüre bebek annesi olacağımı bilmiyordum. O gece sabaha kadar uyumadım hiç. Şimdiye kadar yaşadıklarımı düşündüm uzun uzun. Ne zorluklar çekmiştim, acıları yanında kâr. Nereden bilebilirdim ki bundan sonraki yaşayacaklarımın binde biri bile olmadığını….

Evlenmiş, artık çocuk sahibi olmaya karar vermiştik .Önce bir doktora gittik ,sonra yine başka bir doktora. İkisi de ” uterus difeldis “teşhisi koymuştu,yani rahimde perde vardı ve doğum yapmam için ameliyat olmam gerekiyordu. Hiç beklemeden özel bir hastanede ameliyat oldum..Hiç bir sorun olmadığını söylemişlerdi. Neredeyse 1.5 yıl bekledim güzel bir haber alacağım diye ..

Bu sefer başka bir hastaneye gittim ve kontrollerde bebeğin tutunacağı yerin düzgün alınmamış olduğunu ve aynı ameliyatın tekrar yapılması gerektiğini belirttiler ve tekrar aynı ameliyatı geçirdim. Emin ellerdeydim biliyordum bana ‘’ artık doğum yapabilirsin ‘’ demişlerdi ama tekrar beklemek istemeyip aynı hastanenin Tüp Bebek Merkezine çıktım. Tüm kontrollerim yapıldı ve onay verilip işlemlere başladık.

Nasıl heyecan anlatamam. Her şey çok güzel gidiyordu,yalnız rezervlerimde ameliyattan dolayı azalma olmuştu ve devam eden süreçte sadece 1 yumurta ile oğlum Ali Kenan’a hamile kalmıştım artık.

Yaklaşık 15 yıllık çalışma hayatım vardı ve iş yerinde bir öğlen dayanılmaz bir acı ile hastaneye götürdü eşim beni. Zaten o günden sonra da bir daha iş yerine gidemedim. Acilen yatışım yapıldı ve bir kaç gün hastanede kaldım. Rahime dikişte atıldı ve Doktorum artık çalışamayacağımı evde 4 ay kadar yatmam gerektiğini söyledi. Tabii insanın kafası o anda duruyor ve hiçbir şey düşünemiyor. Dünyam yıkılmıştı ve alışmam zor oldu buna.



Annemde kalmaya başladım haliyle. Onların yardımlarını, yaptıklarını asla unutamam. 2 gün önce iş yerinde çalışıyordum ve bugün bambaşka bir hayatım olmuştu.

1 Ay sonra bir gece aniden suyum geldi ve gece yatışım yapıldı tekrar. 5 gün hastanede kaldıktan sonra 6.gün doktorum artık suyumun bittiğini ve ertesi gün oğlumun alınacağını söyledi. Bunları konuşurken eşimin sabahtan hastaneye geleceğini biliyordum ama gelmemişti, bir yandan ona ulaşmaya çalışıyorum bir yandan korkuyordum neler olacak diye.

Kayın pederim vefat etmiş ve ben hastanedeyim diye bana söylememişler 2 gün boyunca. Eşimde cenazesine katılmaya gitmişti. Hayat gittikçe daha zorlaşıyordu benim için.

İşte o gece sabaha kadar uyumamıştım hiç, düşünmekten korkmaktan ….
Öğlen saat 16:00’da hazırlanıp ameliyata aldılar beni ,bu arada hamilelik şekerimde yüksekti son 5 gündür dengelemeye çalışıyorlardı.

Odaya gelmiştim bir bunu hatırlıyorum bir de annemin eşimin sesini…Başkaları da konuşuyordu ama narkozun etkisiyle anlamıyordum.Kendime geldim ve Doktor bilgi vermek için geldiğinde söylediklerini hiç beğenmemiştim.Solunum cihazına bağlı olduğunu çok küçük olduğunu bunun gerekli olduğunu vs vs söylüyordu ama benim tek düşüncem onu görmekti.

14 Ocak 2014 tarihinde 26+2 895 gr 34 cm ile koca yürekli Ali Kenan’ı görmek için içeri girdiğimde mosmor bir bebek vardı karşımda. İlk gördüğümde Allah’ım sen ne kadar küçüksün dediğimi hatırlıyorum.Derilerinden bütün organları görülebiliyordu o kadar inceydi ama yüzü hep güzeldi bana.

Yine beklentilerim çoktu her Anne gibi..Çarçabuk iyileşip hemen eve gideceğimizi düşünmüştüm ama tam 3,5 ay kaldık. Hastane evimiz gibi olmuştu artık..

Ne sütüm geliyordu ne de moralim …..

Zaten 3.günün sonunda o minicik vücudu alarm vermişti ve bağırsakları delinmişti. Acilen ameliyata alındı

Ben mi nasıldım o sıralarda? Omuzlarım düşük, sadece bir karış önünü görebilen, etrafıyla bağlantısı olmayan , her gün onlarca km yolu günde 2 kez gidip gelen, kendinden geçmiş, sadece güçlü olacağım güçlü olacağım diye içinden kendine telkin veren bir anneydim artık….

Sonrasında 6 kere rop ,2 kere bağırsak ameliyatı, 1 kere de tırnak revizyonu ameliyatı oldu.Kalbinde trombus oluştu,sepsis oldu.Kronik akciğer hastası oldu ve en önemlisi hala devam eden ve hayatımız boyunca devam edecek olan beyin kanaması sonucu beyin felci (serebral palsi ) geçirmesi sebebiyle fizik tedavilerimizin olması… Simdi bu olanları o kadar hızlı yazıp geçebiliyorum ama o günlerde öyle zorluklar çektim, öyle üzüntüler yaşadım ki…Annelik kadar bunlarında tarifi mümkün değil…

Bizim en büyük şansımız hem hastanemizin hem doktorlarımızın, Fizyoterapistlerimizin, Hemşirelerimizin, çalışanların hepsinin harika insanlar olmasıydı. Hepsiyle yürekten bağlıyız birbirimize..
.
Şimdi ne yapıyoruz peki?

Fizik tedavimiz sürüyor, bununla ilgili de paylaşmak istediğim şeyler çok elbet. Çünkü başaramayacağımız bir çok şeyi fizik tedavi ile başardık biz. Hâlâ olmamız gereken ameliyatımız var ama bugünlerimize de şükürler olsun diyoruz.

Ali Kenan anaokuluna başladı, 5 yıla yakın bireysel eğitim, duyu bütünleme alıyorduk. Şimdi sosyalleşmesi için anaokuluna gidiyor. Tek üzüldüğüm hala katı gıda yiyemiyor oluşu. Mama ile beslenmesi devam ediyor, okulda da yemiyor, her şeyi püre şeklinde veriyorum. Eskiden yiyemediği için yemiyordu şimdi artık psikolojik….Tek üzüntüm bu olsun diyorum kendi kendime….
Ama ileri de dişlerinde , bağırsağında, kilosunda sorunlar olacak diyor Doktorlarımız ki şuan 5 yaşına girmek üzere ama persentil 7.5 yaşta…




İşte o gece uzun uzun düşünmüştüm,daha önceki yaşadıklarımı… sonrasında bu yaşayacaklarımı bilmeden…

Şimdi sadece Ali ile güzel zaman geçirmeyi, onu mutlu etmeyi seviyorum. Biz onun iyi olması için hep güçlü olduk hep sevdik, bol dua ettik. Ama sevmek gerçekten çok önemli bu hayatta.

Doktorlar işini sevmeden yapsa, Anne Babalar çocukları için savaşmasa, Anneanneler, Babaanneler, Dedeler, Teyzeler, Dayılar kısacası ailede ki herkes mahalledeki komşular , hastane arkadaşları vs birbirini sevmese bence kimse iyi olmaya sağlıklı olmaya çaba gösteremez. Bizim şansımıza karşımıza hep iyi insanlar çıkardı Allah.

Annemiyim? Evet Anneyim , üstelik ben de bir prematüreyim. Anne olmak zor Prematüre Annesi olmak kat kat zor.

Yılmayalım bu uzun yolculukta, zaman zaman bende yoruluyorum , yıkılıyorum ama geçmişte yaşadıklarımızı düşünüp şimdiye şükrediyorum.

Bir de eşim bu yaşadıklarımın tam ortasındaydı , her zaman en büyük destekçimdi…
Umarım bundan sonrası sağlıkla, güçle geçer.
İnanmaya devam edelim….

Sevgilerimle,

Filiz ERDOĞAN

Instagram @prematureanneogul



İlgili Mesajlar

Leave a Comment