28 Haftalık Prematüre Doğan İkizler Duru ve Kaan’ın Hikayesi 2

 

 

Evrim Çakıcı Prematüre Bebek Doğum Hikayesi 2. Bölüm

 

O anda tüm hastane çığlıklarımla inledi, hiç abartmıyorum ortalık ayağa kalktı. Çünkü mümkün değil erken doğum yapacağıma inanmıyorum.. Bebekler daha çok küçük 1 kg. yaşayacaklar mı ? yaşasalar da sağlık durumu nasıl olacak ? hiçbir şey belli değil.. Nasıl bağırıyorum  ‘’ ben doğurmayacağım ‘’ diye. O andan sonra artık her şey çok hızlandı çünkü rahim tam açık az kaldı bebekler normal doğum ile gelecek ve bu hiç iyi olmayabilir çok küçük oldukları için. Hemşireler üstümü başımı binbir güçlükle çıkarıp ameliyat önlüğümü giydirdiler.

Ağlayarak girdim ameliyathaneye, bi ara Doktorumu sordum gerisini hatırlamıyorum .. 17 Kasım Dünya Prematüre Bebek gününde ikizlerimi prematüre bebek olarak Dünya’ya getirmiştim. 28. Haftada  Kızım 1050 gr. Oğlum 1085 gr doğdu..

Sonradan bana anlattıklarına göre doğuma acilen hastanede bulunan diğer Kadın Doğum uzmanları ve bebeklerimin Doktoru Prematüre Bebek konusunda uzman  İbrahim Bey girmiş..Bebekler ağlayarak doğmuş ve hemen ambu yapmışlar ..

Tabii ben böyle doğuma girince eşim perperişan.. Hemşireler anlattı hep.. Dağ gibi adam yıkıldı kahroldu ağlamaktan kıpkırmızı oldu diye..

O günden sonra hayatımızda artık çok büyük değişiklikler olacaktı. Maddi manevi büyük zorluklar  ve sağlık mücadelesi bizi bekliyordu..Hayatımız bir anda altüst olmuştu..O gece kendime hiç gelemedim. Olacakları hep hissettim..

Canım eşim, hayat arkadaşım ne kadar çok heveslendiğimi bildiği için hemen eve gidip oda süslemelerini almış. Odamı kendisi süslemiş ben uyurken ..Sabaha uyandığımda sürpriz olmuştu bana..

Süt sağmam için bir makine getirdiler..Bir Anne doğum yaptığında vücut süt üretmeye hazır olur ancak bunun için beynin süt üret emri vermesi gerekir, bebeğine dokunmak hissetmek gerekir.

  1. haftada çok aniden doğum yapmış , tüm hormonları alt üst olmuş bir Anne olarak hiç kolay olmadı. Hep çok az geldi sütüm .. Sonra bebekleri görme vakti geldi. Hemşireler beni Yeni Doğan Yoğun Bakıma götürmek istiyorlardı ama benim cesaretim yoktu, gitmek istemiyordum. Bebeklerimi kordonlar içinde görmeye dayanamazdım..

Sonra eşimin ve hemşirelerin desteği ile gittim..Önlük giydirdiler, sonra o meşhur dezenfektan ile ellerimizi filan yıkadık. Nerede görsem tanırım o kokuyu, bebeklerimin kokusu gibi olmuştu..İçeri girdik büyük bir sessizlikle.Hemşire önce kuvöz’e doğru götürdü.. ‘’ Bakın bu kızınız bu oğlunuz ‘’ dedi.

Önce kızıma yaklaştım, serçe parmağımı minicik avucuna koydum, işte ne olduysa orada oldu..O cadı parmağımı sımsıkı tuttu…İşte o an içime sıcak bir şeyler aktı ve hüngür hüngür ağlayarak kendimi dışarı attım..

Hala öyledir kızım Duru, sevdiklerinin elini sımsıkı tutar. Bize çok düşkündür, kardeşine çok bağlıdır ve çok anaç bir yapıya sahiptir.

Aradan 1 saat geçti. Hemşirelere bebeklerimin yanına gitmek istediğimi söyledim, yeniden gittik Yeni Doğan Yoğun bakım bölümüne.. Sonra oradan hiç ayrılmadım bebeklerim eve gelene kadar.. Kızım 93 gün Oğlum 77 gün kaldı..

Evde geceleri uyuyamıyordum, tabiri caizse duvarlar üzerime yıkılıyordu sanki..Sürekli ağlama krizleri geçiriyordum. Bebeklerim yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor ve bundan sonra bizi zorlu yıllar bekliyordu..Hepsini hissedebiliyordum..Bu dönmelerde Yüce Yaradan’a sığındım, bol bol dua ettim..

Doktorların anlattığına göre kız bebekler hayat daha sıkı bağlanıyor, daha güçlü oluyorlar. Bir kız bir erkek ikiz bebeklerden genellikle erkek bebeği kaybettiklerini ve kız bebekleri ailelerine teslim edebildiklerini söylüyorlardı. Genelde böyle oluyormuş.. Kaan için ‘’ yaşasa da yürüyemeyebilir, göremeyebilir, duyamayabilir , okula gidemeyebilir ‘’ vb  söyleniyordu.. Loğusa bir Anne için ne kadar yıkıcı olduğunu tarif edemem.. Tüm bu acılarla baş etmenin tek çaresi Yaradan’a sığınıp dua ile yardım istemek ve güzel günlerin geleceğine inanmaktı ve öyle de oldu. Şükürler olsun..

 

İlgili Mesajlar

Leave a Comment