Gül Hanım’ın Erken Doğum Hikayesi

Gül Hanım’ın Erken Doğum Hikayesi

Gül Hanım’ın Erken Doğum Hikayesi

Ben 29 yaşındayım ve 14 yıllık evliyim.  Evliliğimin 10. yılına kadar bebeğimiz olmadı.  Yardımcı tedavilerle hamile kaldım ve ilk gebeliğim boş gebelikten dolayı kürtajla alındı. 5 ay sonra tekrar tedavi sürecinden sonra hamile kaldım. ilk muayenemizde ikiz hamile olduğumu öğrendik ve  orada bu  haberi aldığımızda çok heyecanlandık. Eşimi aradım oda inanamadı ilk duyuşta.. Şaşırdı ama çok sevindi. Öyle böyle derken 5. ayımızda dopplere girdik ve ikizlerimizin hareketlerini gördük. Gözyaşlarıyla izledik fakat bi terslik vardı..

 

Bebeklerden birinin beslenme damarı daralmış  bebeğe yeterince besin yani kan gitmiyormuş. Buda gelişim geriliğine sebep olabileceği için Doktor bize bilgi verdi. Doktor, bize bunun tek çaresi 3 beyazdan kaçınmakmış yani şeker,tuz,un bunları diyet yaparsanız atlatabilirsiniz dedi. Bizde  bu diyete uyduk. Kontrollerimizde bebekler çok sağlıklı, ikisininde boy ve kilolarında hiç bir sorun yoktu. Yalnız birisi 1 hafta ilerden gidiyordu en başından beri.  Hamileliğimin 28. haftasında bir gece kaşıntıyla uyandım. Ellerim ayaklarım feci şekilde kaşınıyor oturup ağlıyordum. Hemen acile gittik bana orada 2 tane ciğer geliştirici iğne yapıldı. Kaşıntımın gebelikten kaynaklandığını hatta ikiz olduğu için  bunu 2 katı daha şiddetli hissettiğimi söylediler.

Oradan ayrıldık 4 hafta boyunca cildiyelerin verdiği krem ve karışım sularıyla kaşıntımı dindirmeye çalıştık. Neyse 32. haftada kontrol için yürüyerek hastaneye gittik  nst ye girdim sancım çıktı. Doktor, hemen yatışımızın yapılmasını istedi..Fakat kan tahlilleri yaptırın önce dedi ve yaptırdık.. Oda ne !  Trombositler 80.000 olmuş çok düşük doğum olursa anneye kesinlikle kan verilmesi gerek bunun içinde bizim imkanımız yok hemen bir kan merkezi yakın hastaneye yatırılması gerektiği söylendi.



Bizde bütün hastaneleri devlet ve üniversite hastanelerini aradık. Hiç bir yerde yeni doğan yoğun bakımı bulunmadığını hepsinin dolu olduğu söylendi.. En son bir özel hastane bizi kabul etti.. Orada serumlara bağlı olarak tam bir hafta yattım.. Doktor, artık senin bir devlet yada üniversite hastanesine yatman gerek bizim kan merkezimiz yok dedi ve ambulansla Zeynep kamil hastanesine götürüldüm. Oradaki en iyi kadın doğum dr’unun muayenehanesine gittik muayene olduk. Ve yatışımız yapıldı.

Beni alıp doğumhanenin yoğun bakımına aldılar. Oradaki manzareyı hatırlamak bile istemiyorum. Kabus giiibiydi.. Neyse beni doğumhanenin ilerisinde yatak bölümüne götürüp yine serumlar bağladılar.. Sancı olmaması için orada 3 gün yattım. Bir gece sancım vardı.. Hemşireye sancımın olduğunu söyledim oda Doktoruu çağırdı ve bana 9 karışımdan oluşan bir serum bağladı. O serumla uyudum 2 saat sonra NST’ye bağladılar. NST’ de bebeğin birinin kalbi atmıyordu tam 8 dr geldi, 3 tane ultrasona soktular  ve anında üstümü başımı apar topar çıkarıp suntayı takıp koşarak ameliyathaneye götürdüler uyandığımda başımda 3 tane dr, Bir tane psikolog ve eşim vardı.



Durumu bana anlattılar bebeğimin birisi ölü olarak dünyaya gelmiş tabi ben o anda yıkıldım. Ağlama krizine girdim beni psikolog yatıştırmaya çalışıyor fakat nafile  doğumdan sonraki yatışım tam 15 gün sürdü trombositlerimin düşük olması nedeniyle çıkaramadılar hastaneden. Tabi bebeğimde küveze girmiş yaşama şansının az olduğu söylenmişti. Hatta kimliğini bile çıkartmayın ümitlenmeyin dendi..

Bizde inadına kimliğini aynı gün çıkarttık.. Çünkü benim bebeğim yaşayacak bunu biliyordum.. Onu ilk kez görmek için yeni doğan yoğun bakıma girdiğimde mini minnacık bir beden yatıyordu.. Kendime sordum bu minik beden banamı ait dosyasına baktım 1590 gr ve 41 cm di minnacık sen benim meleğimmisin dedim ve hemşireden rica ettim.. Dokuna bilirmiyim diye hemşire tabiİki dokunabilirsiniz hatta altını değiştirip mamasını siz yedirin dedi.. Ben çok heyecanlandım altını değiştirirken,  ürkek ürkek ellerim titriyordu.  Mamasını yedirirken eğilip kulağına fısıldadım..” Canım kızım başarıcaz sakın bizi bırakıp gitme tamam mı ? kardeşin gitti ama sen bizi bırakmayacaksın buna inanıyorum sende inan olurmu ” dedim ..

15 gün boyunca her gün çıkanların listesine bakıyordum acaba bizde taburcumuyuz diye ama olmuyordu herkes çıkıyor bizim ismimiz asılmıyordu.. Bir gün sepet denilen yere aldılar heyecanlandık yenmiştin kazanmıştın ve ertesi gün taburcu olduk . Bende oda hastanede savaştık ve savaşı kazandık şükür eve alıp getirirken arkama bakıp ağladım.. Acaba kardeşi koşarak geliyormudur bize bi yerlerden bay bay yapıyormudur diye ama kimse yoktu.. Hem sevinç hem hüzün ikisini bir arada yaşadım ama sen yaşıyorsun bu benim tutunma dalım ve sen şimdi kocaman oldun 4.5 yaşındasın ve de Abla oldun. Minicik bir kardeşin var artık iyi ki varsınız benim yaşam sebeplerimsiniz. Anne olmak kadar kutsal bir şey yokmuş bunu da sizinle öğrendim..

 

Yazan

Gül TONBUL




İlgili Mesajlar

Leave a Comment