İkiz Annesi Ayşegül

Blogumda bugün konuk yazar 31. haftada ikizlerini Dünya’ya getiren sevgili Ayşegül Katar. Sözü kendisine bırakıyorum.

Merhabalar bende doğum hikayemi anlatmak istiyorum. İsmim Ayşegül, eşimle 9 yıl birlikteliğimizden sonra evlenme kararı aldık. Ben deli gibi çoçuk hastasıydım, nereye gitsem muhakkak çoçuklarla oynar büyüklerle sohbet etmek yerine. Bunun üzerine evlendiğimizin 3. Ayında cocuk sahibi olmaya karar verdik. Hissediyordum bebeğimin olacağını bu yüzden büyük bir sabırsızlıkla vaktinden önce test alıp yaptım birde ne göreyim pozitif ve çok belirgin bir pozitifti Hemen hastaneye gittim kan testi yaptım orada da pozitif çıkınca bir yandan mutluydum bir yandan şimdi Anne mi ?  olacağım düşüncesiyle karışık duygularla hamilelik serüvenine başlamış bulunmaktaydım.



İlk 3. Haftadan düşük tehlikelerim başladı gezmediğim gitmediğim hastane kalmamıştı, her 2 günde bir acilde buluyordum kendimi kanamalardan dolayı en son 4. Haftada yine kanamadan dolayı hastaneye gitmiştik tek kese vardı iğne ve ilaçlarla 5. Haftaya kadar sorunsuz bir hafta geçirdim. 5. Hafta ani bir karın agrısıyla doktora gittim.Kontrol sırasında doktor bana burada 2 kese var demesiyle bende ani bir şok orada ne yaşadığımı hatırlamıyorum Tek hatırladığım 30 dk içinde kendimi 2. Bir hastanede farklı ultrsayona kendimi gösterirken buldum ve oradaki doktorda 2 kese demesiyle ani şokun üstüne şok yaşamam la ilk eşimi aramak yerine Annemi arayıp ; “ Anne ben ikizlere nasıl bakacağım ben bunun altından nasıl kalkacağım ? ” diye deli gibi ağlıyordum. Tabi annem ikiz olduğuna mı şaşırsın?  benim yaşadığım şoku atlatmam için sakinleştirmeye mı çalışsın ?  bir ara telefondan ses gelmiyordu annemde telefonda şok geçiriyordu. Bizim ailede hiç ikiz bebek yokken keza eşimin ailesinde de yoktu bende olunca kendi ailem dışında eşimin ailesinde de şok etkisi oluşturmuştum.Benim yaramazlar 5. Haftada keselerini gösterdi 7. Haftada kalp sesini duyurdular annecim biz burdayız geliyoruz der gibi her şeyi erkenden yaşattılar bana Sonra mide bulantıları 5. Aya kadar her yerde kusmalar, ilaçlar, halsizlikler, kokuya karşı aşırı bir duyarlılık derken 5. Ayın sonunda artık bunlar azalmıştı. 24. Haftada birden erken doğum kasılmalarıyla her şeyin habercisi olmuştu aslında bizim hastaneye gidişimizin.

 

Erken doğum gelecekti belliydi sadece bunu ertelemek için sayısız serumlar, ciğer geliştirici iğneler, NST, tahliler beni 31+3 kadar erteledi. 10 nisan 2015 ben yine ani kasılmayla hastaneye gittim doktor korkuyordu almaya fakat bizim iki küçük adam içeride sıkılmışlar belli sancıları 100 ‘e kadar çıkartıyorlardı. Ertesi sabah doktor mecbur alıcaz dediler yinede son kez kontrol etmek istedi. Kontrol sonucu bir bebeğin başı aşağıya gelince beni apar topar aldılar. Meğer içerde eşik kopmuş iç kanama da başlamış eğer geç kalınsaymış biz kurtulamayacakmışız. Şükürler olsun ki Rabbim bizi birbirimize bağışladı.




Doğumdan çıktıktan sonra 8 saat sonra bebeklerimi görmeye gittim, Aman Allah’ım nasıl bir heyecandır bu Sezeryan ağrılarını hissetmiyordum o merdivenleri çıkarken elimde kalsa 3’er, 5’er çıkacaktım. Nihayet ulaşmıştım kara bebeklerin annesi buyrun içeriye dediklerinde ilk buluşma karşımda 1485 gram dünya güzeli Yahya Taha yanında 1625 gram olan abi Mehmet Salih’im vardı aslında herkes için minnacık olan bebeklerim benim için dev gibiydi diğer bebeklerden farkı yoktu hatta belkide vardı benim savaşçı bebeklerimdi onlar Yahya Taha 16. Gün evindeydi işte o gün yarım anne oldum ben, diğer yarım hala hastaneydi. Mehmet salih çıkana kadar akşam belirli saat annem evde bebeğe bakıyordu ben sütümü götürüyordum hastaneye. 27. Gün Mehmet Salih’imde geldi 8 mayıs günü ben işte o gün annelikte tamamlandım.

Sonra başladı koruma serüvenlerimiz küçük savaşçılarımı artık güzel büyütmeliydim. Şükürler olsun ki annelerini üzmeden büyüyorlardı, insanlar küçük diye başımın etini yeseler de onlar benim büyük savaşçı bebeklerimdi. 7 haziranda Mehmet Salih’te düşmeyen bir ateşle ağır sepsis tanısıyla tekrar yoğun bakıma tekrar bütünlüğüm yarıma düşmüştü, bebeğime doyamadan elimden almışlardı Allah’ım nasıl bir acıydı bu, bu zamana kadar hiç böyle bir acı yaşamadım evladımı o ateşler içinde o cihaza sil baştan bağlanırken gördüğüm gibi 12 gün savaş verdi bebeğim benim için orada direndi iyileşti tekrar annesine döndü şükürler olsun Rabbime.

 

Sonra hastanede oluşan göbek ve kasık fıtığıyla tekrar bir operasyonla hem sünnet hemde kasık fıtığı ameliyatı da olundu bebeklerim kro. 4 aylık olana kadar her anım hop oturup hop kalkmayla geçti. Çok şükür şuan kro 6 düz 4 aylık ve yaşıtlarımızı yakaladık.

 

Ben onları çok seviyorum, ömrüm yetene kadar da çok sevicem. Rabbime sonsuz şükürler olsun beni onların anneleri yaptığı için bu duyguyu tattırdığı için. Evrim hn’a teşekkür ederim duygularıma ortak olduğundan dolayı..

 

İkiz Annesi

Ayşegül Katar




İlgili Mesajlar

Leave a Comment