Nayır N’olamaz Depresyondayım

depresyon

Nayır N’olamaz Depresyondayım

” Nayır N’olamaz Depresyondayım ”

Lohusa Depresyonu ….

En çok zamanında doğum yapan, 40 haftalık vakti saatinde doğum yapan, sağlıklı bebek dünya’ya getiren Anneler bilir bu ”depresyon” çeşidini..

Böyle hani…  nasıl derler ? normal işte ya, hani ninelerimiz, annelerimiz doğurur eve gelirlermiş ya.. Haa! işte ondan..

Tarlada, bağda, bahçede 40. haftaya kadar çalışıp bi doğurup gelirlermiş ya..öyle işte ! Ama Zannımca eskilerde pek bilmez Lohusa Depresyonunu..Daha çok yaşadığımız modern çağın depresyon çeşidi..



Yani daha çok hamilelik ve sonrası ortalama standartlarda normal gelişen Annelerde görülüyor….Önce günün geçiyor, sonra bi bakmışsın hamilesin, sonra 9 ay 10 gün gebelik başlıyor… Aşermeler var birde , nazlanmalar var.. Aile üyelerinin nazlaması, eylemesi varr.. ( Bizde de oldu cnm az çok )

Sonraaa  o gün, o büyük gün geliyor, çatıyor.. Normal doğumsa eğer ani bir sancı ama hazırlıklısın.. Doğum çantan hazır, aile üyeleri hazır, günün belli çünkü; Doğum yapacağın Hastane hazır.. Sen Hazır.. Hastane hazır.. Her şeyden önemlisi ” Bebek hazır ”..

Doğuveriyor bebek bir şekilde, hazır şekilde. ( Normal ya da sezaryen )

Tamam kesinlikle katılıyorum; hormonlar değişiyor, doğum, emzirme, lohusalık bir Kadın için mucizevi duygular ve afallaya biliyor insan. Hepsine eyvallah benden ..

Ama zaten Anne olmayı istiyorsan bunların olacağını bilmen gerekmiyor mu? Biraz hormon değişimleri, biraz uykusuz geceler, biraz emzirme filan.. Yani  herkesin yaşadığı doğal süreçler. Bir evlat sahibi olmanın tatlı cilveleri bunlar.. Bu süreci kabullenip sürekli dillendirmeden atlatanlar ile büyük bir olay haline getirip, Yeryüzünde bir tek kendisi bebek dünya’ya getirmiş gibi davrananlar farklı elbette..



Birde madalyonun başka yüzü var.. Hamileliğinin belki en güzel günleri, tam hazırlık yapmaya başlayacağın dönem, isim koyma dönemi, alış-veriş yapma dönemi.. eve yeni bir düzen getirme dönemi. Evin en değerli yeni üyesini en güzel şekilde karşılamaya hazırlık dönemi..

Vee o da ne  ? Bi bakmışın her şey yarım kalmış.. Doktor ” Doğum Başlamış ” diyor .. Sonra başlasın Yeni doğan yoğun bakım günleri..

Sonra gelsin ” Yaşar mı, Yaşamaz mı ” kabusları.. Yaşarsa ” görür mü, yürür mü, duyar mı, sağlıklı olur mu ” soruları.. Bir de Doktorların ” Her şeye hazırlıklı olun ” tavırları.. Her şeye hazır olsan da yetmez .. Prematüre Bebeğin tablosu her an değişir. Bir iyi olur, bir kötü.. Kuvöz yolları inişli-çıkışlıdır her zaman..

Haaa Lohusa Depresyonu mu ?

Eğer bir Anne, prematüre bebek dünya’ya getirmişse bebeği kuvöz de ölüm-kalım savaşı verirken kendisi lohusa depresyonuna girmeye utanır..

Eğer bir Anne, prematüre bebek dünya’ya getirmişse bebeği makinelere, kablolara bağlı iken kendisi depresyona girme ” Lüksü” nü kendinde bulamaz.

Eğer bir Anne, prematüre bebek dünya’ya getirmişse bebeği sağlık sorunları ile savaşırken kendisinin daha güçlü, daha dik durması gerektiği, el kadar bebeği örnek alması gerektiğini bilir.

Eğer bir Anne, prematüre bebek Dünya’ya getirmişse güçlü olur..Evlat sahibi olmanın tatlı cilvelerini yaşamayı düğün bayram olarak görür..

Bebeği yaşasın, evine gelsin de kendisi çektiği acıları yüreğine gömer ve evladına, sağlığına şükreder..

Son 3 yıldır Facebook’ta Prematüre Anneleri sayfasının kurucusu ve yöneticisiyim. Yüzlerce, binlerce Prematüre Annesi ile sohbet ettim, tanıştım, paylaşımlarını okudum. Hiç birinin depresyondayım diye şikayet ettiğini görmedim. Hepimizin tek derdi evlatlarımızın sağlıklı ve akranları ile uyumlu gelişimi..

Ben şimdi ne demek istedim ?

Atalarımız ne demiş ? ” Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az ”

Siz beni anladınız, ben sizi…



İlgili Mesajlar

Leave a Comment